İzmir’de denize girmek için hep aynı plajlara gidiyorsanız, rotayı biraz kuzeye çevirmenin zamanı gelmiş olabilir. Dikili ve Bademli çevresi, turkuaz rengi denizi, adalar arasına saklanmış koyları ve hâlâ büyük ölçüde doğal kalmayı başaran kıyılarıyla İzmir’in en özel yaz rotalarından biri. Üstelik bazı koylara ulaşmak için arabayı bırakıp tekneye binmeniz gerekiyor. İşte “Burası gerçekten İzmir mi?” dedirtecek Dikili’nin görülmesi gereken 4 koyu…
Hanımın Koyu: Karadan Ulaşımın Olmadığı Saklı Cennet

Dikili’nin en merak edilen noktalarından biri olan Hanımın Koyu, Kokarot ya da Kokar Ot Koyu isimleriyle de biliniyor. Koyu özel yapan detaylardan biri, karadan doğrudan ulaşımın bulunmaması.
Hanımın Koyu’na genellikle Bademli Limanı’ndan hareket eden teknelerle veya Dikili’den düzenlenen günlük tekne turlarıyla gidiliyor. Tekneyle yaklaşıldığında beyaz kumlu kıyısı ve berrak denizi hemen dikkat çekiyor.
Burada işletme, duş veya şezlong gibi olanaklar bulunmuyor. Bu nedenle yanınıza su, yiyecek, şemsiye ve ihtiyaç duyacağınız diğer malzemeleri almanız önemli. Bazı ziyaretçiler bölgede doğal kil bulunan alanlardan da söz ediyor.
Özellikle kalabalıktan uzaklaşıp birkaç saat boyunca yalnızca denizin ve doğanın tadını çıkarmak isteyenlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden.
Küçük Zindancık Koyu: Birkaç Dakikalık Yürüyüşün Sonunda

Dikili’de daha sakin ve küçük koyları seviyorsanız Küçük Zindancık Koyu listenize girebilir.
Buraya ulaşmanın en kolay yollarından biri aracınızı Killik Koyu çevresinde bırakıp yaklaşık 5-6 dakikalık bir patikadan yürümek. Deniz yoluyla ulaşmayı tercih edenler ise bölgedeki tekne turlarını değerlendirebilir.
Koy oldukça küçük olduğu için özellikle yoğun yaz günlerinde erken saatlerde gitmek avantajlı. Deniz genellikle sakin ve berrak. Sahilin bazı bölümleri taşlı ve çakıllı olduğu için deniz ayakkabısı da işinizi kolaylaştırabilir.
Koyun karşı tarafında “At Adası” olarak anılan küçük kayalıklar bulunması da manzarayı daha dikkat çekici hale getiriyor.
Hayıtlı Koyu: Denizin Altından Sıcak Su Çıkıyor

Listenin belki de en sıra dışı durağı Hayıtlı Koyu. Bademli-Denizköy yolu üzerinden ulaşılabilen koya araçla gitmek mümkün. Ancak son bölümdeki yolun yer yer toprak ve engebeli olabileceğini hesaba katmak gerekiyor.
Hayıtlı Koyu’nun karşısında Kalem Adası ve Garip Adası bulunuyor. Fakat burayı diğer koylardan ayıran asıl özellik, bölgede bulunan termal kaynaklar.
Denize girdiğinizde bazı noktalarda suyun altından gelen sıcaklığı hissedebilirsiniz. Serin Ege Denizi’nin içinde aniden sıcak suyla karşılaşmak oldukça farklı bir deneyim yaratıyor. Bölgede termal tesisler bulunsa da koyun doğal bölümlerinde herhangi bir işletme bulunmuyor.
Akvaryum Koyu: Adı Tesadüf Değil

Dikili tekne turlarının en popüler duraklarından biri de Akvaryum Koyu.
Kalem Adası ve Garip Adası çevresinde bulunan koya doğrudan araçla ulaşım bulunmadığı için en kolay seçenek tekne turları. Bademli ve Dikili’den hareket eden birçok tur burada yüzme molası veriyor.
Koyun adı ise denizinin berraklığından geliyor. Suyun altında görüş mesafesinin oldukça iyi olması nedeniyle şnorkelle yüzmek ve balıkları izlemek isteyenlerin favori noktalarından biri.
Ege’nin karakteristik serin suyuna hazırlıklı olmakta fayda var; ancak turkuaz görüntüsü çoğu ziyaretçi için buna değiyor.
Dikili Koylarını Gezerken Bunları Unutmayın
Hanımın Koyu, Küçük Zindancık, Hayıtlı ve Akvaryum Koyu’nun ortak noktası, doğallığını büyük ölçüde korumaları. Bu nedenle birçok noktada market, duş, tuvalet veya şezlong hizmeti bulunmayabilir.
Yanınıza bol su, güneş kremi, şapka, yiyecek, deniz ayakkabısı ve çöp poşeti almak iyi bir fikir. Özellikle temmuz ve ağustos aylarında hafta sonları yerine hafta içini ya da sabah erken saatleri tercih ederek koyların çok daha sakin halini görebilirsiniz.
Kısacası Dikili’ye yolunuz düşerse yalnızca merkezdeki plajlarla yetinmeyin. Bir tekneye binin, Bademli kıyılarından açılın ve İzmir’in sakladığı bu küçük Ege cennetlerini keşfedin.